31 TEMMUZ 2010
İSTANBUL, 14:32
 
ANASAYFA
DÜŞÜNCE
DİN
DIŞPOLİTİKA
SİYASET
TOPLUM
KÜLTÜR

İLETİŞİM
YAZARLAR
İnternet Sitenizi Kullanırken Özgür Müsünüz?
   
Kur’ân-ı Kerîm, Yunus (a.s) ın kıssasını üç bölümde tamamlar. Özet mahiyetindeki ilk bölüm Sâffât suresindedir. Burada, toplumuyla öfkeleştiği, risaletle görevlendirildiği yeri terk ettiği, kalkmak üzere olan bir gemiye kaçtığı, gemideki yolcuların çok kalabalık olduğu, başları dara düşünce aralarında kura çekildiği, kuranın ona isabet ettiği, ardından denize atıldığı, tam yaptıklarından pişman olduğu sırada tesbih ettiği, bunun üzerine bir balığın onu ağızlayıp sahile çıkardığı anlatılır:
 
“Eğer tesbih edenlerden olmasaydı, diriliş gününe kadar karnında bekleyecekti.” (Sâffât 37/143-144)
 
Bir peygamber, hatasından dönüp “tesbihe” sarılınca boğulmaktan kurtuluyor. Acaba müminler de sıkıntılı zamanlarında yaptıkları tesbih sayesinde, kendilerini maddi sıkıntılardan kurtarabilirler mi? (Yunus 10/103) Allah’ı “tesbih” etmekle boğulmaktan kurtulmak arasındaki bu ilişki nasıl izah edilebilir? Kıssadaki bu anlatımın altında acaba simgesel bir derinlik mi vardır? Yoksa elçiler ve müminler, vahye ihanet edecek olurlarsa sıkıntıya düşürülür, pişman olup tesbihe sarıldıklarında da kendi güçlerini aşan, hiç beklemedikleri bir vesile ile kurtarılırlar mı? Hz. Yunus’un başına gelenler, evrensel bir “kader” midir?
 
Düşünmeye değer bir husustur. Fakat şimdi burada aradığımız bu değil, tesbihin mahiyeti ve salâtla ilişkisidir.
 
Müfessirlerin çoğu buradaki “Tesbih” kelimesine “salât” anlamı verirler. Bir kısmı da balığın çok büyük olduğunu; Hz. Yunus’u yuttuğunu ve günlerce karnında taşıdığını, onun tesbihinin de balığın iç organlarını kaldırarak rükulu secdeli salât ikame etmesi olduğunu söylerler.
 
Oysa, metindeki balık sözcüğü, Hz. Musa’nın meşhur seferinde azık olarak yanında taşıdığı küçük bir balığı niteleyen sözcükle aynıdır. Ayrıca balığın onu yuttuğu, önceki mukaddes metinlerin aksine, Kur’ân’da, sarih değildir. “Yuttu” şeklinde tercüme edilen kelime de ilk dönem kaynaklarında “ağızladı” ve “rehberlik etti” anlamlarına da gelmektedir.
 
Kaldı ki birkaç gün balığın karnında kaldığı Kur’ân’da hiç konu edilmemiştir.
 
“Tesbih” kelimesinin, bazı Müfessirler tarafından, balığın karnında eda edilen rükulu, secdeli bir salât şeklinde yorumlanması ise tam bir faciadır. Yaya olarak da binitli olarak da yerine göre salât edebileceğini konu edinen vahiyden ciddi ve ibret verici bir kopuş örneğidir.
 
Aslında Hz. Yunus’un tesbihinin ne manaya geldiği, Kur’ân’da, daha sonra nazil olan bölümlerde sarahatle açıklanmıştır. Bu bölümlerde, nedametin daha ileri safhası olan “öfkesini yutma” durumu dile getirilmiş, buna bir de yakarma hâli eklenmiş (Kalem 68/48-50), daha sonra da yutkunurken dilinden dökülen şu sözcükler konu edilmiştir:
 
“Senden başka tanrı yok! Sübhâneke! Ben zalimlerden oldum!” (Enbiyâ 21/87-88)
 
“Sübhâneke”, yani “Sen yücesin!” Hz. Yunus’un tesbihi işte budur.
 
Denizdeki balığın tesbihi, fıtratıyla yüzme yasalarına uymasıdır. Kuşların tesbihi ve salâtı gibi. Hz. Yunusun tesbihi ise, akıl ve iradesiyle Allah’a karşı işlediği hatadan dönerek ve bu yönde duygularını dile getirerek ilahi iradeye katılmasıdır.
 
Ancak bu henüz salât değildir.
 
Peki biraz daha öze inelim. Secde, salâtın nesi olur?
 
Devam edecek


10.Suba.2008 

YORUMLAR (0)

Bu yazı için hiç yorum gönderilmemiş.
Araçlar
Mail Gönder
Arkadaşıma Gönder
Yazıcıya Gönder
Yorum Yaz
Tüm Yorumlar
 
Son eklenen yazılar
  Allah Konuşur (mu?) (Vahiy III) / Ahmet Baydar
  Nur Üstüne Nur (Vahiy II) / Ahmet Baydar
  Asalet ve Vahiy (Vahiy I)
  Salât Oyunu Bozar (Değerlerin Derece Düzeni XIX)
  Salât ve irtidat (Değerlerin Derece Düzeni XVIII)
  Salât Ademcedir (Değerlerin Derece Düzeni XVII)
  Salavât, kıyamla muhafaza edilir (Değerlerin Derece Düzeni XVI)
  “Salât”ı zayi etmeyin! (Değerlerin Derece Düzeni XV)
  Salavât getirmek salat etmek midir? (Değerlerin Derece Düzeni XIV) / Ahmet Baydar
  Salat: Bilişsel yöneliş (Değerlerin Derece Düzeni XIII)
  Salat ne değildir? (Değerlerin Derece Düzeni XII)
  Balığın Karnında Namaz! (Değerlerin Derece Düzeni XI)
  Tekvîni ve Şer’î Salât (Değerlerin Derece Düzeni X)
  Dinsel gevezelikler ve zekât (Değerlerin Derece Düzeni IX)
  Zekatta Hicret Yanılgısı (Değerlerin Derece Düzeni VIII)
  Tüm Yazılar