09 EYLÜL 2010
İSTANBUL, 04:08
 
ANASAYFA
DÜŞÜNCE
DİN
DIŞPOLİTİKA
SİYASET
TOPLUM
KÜLTÜR

İLETİŞİM
YAZARLAR
İnternet Sitenizi Kullanırken Özgür Müsünüz?
Kitap medeniyetinin çocukları olarak bugün acınacak haldeyiz / Akif Çarkçı
 
 
Kadim İslam Medeniyeti yurt edindiği şehirleri, belde ve ülkeleri birer bilgi, ilim, irfan ve hikmet yuvası haline getirmiştir.
 
İslam’ın ana kaynağı olan Kur’an-ı Kerim’in ilk emrinin “oku” (ikra) şeklinde vahyedilmiş olması, tarih boyunca gelmiş geçmiş bütün ilim ehli ve irfan sahibi Müslümanların bilgi ve hikmette yükselmede ana düsturu ve temel motivasyon kaynağı olmuştur.
 
Buradan hareketle İslam medeniyetinin temsilcileri olan Müslümanların sosyal hayatında ilim, hikmet, irfan, kültür ve eğitim son derece büyük bir ehemmiyet kazanmıştır.
 
Hz. Peygamberin de Hadis-i Şeriflerinde, ilmin önemine işaret etmesi, bu büyük medeniyetin temsilcileri ve taşıyıcıları olan Müslümanlar arasında okuma yazma oranının yükselmesine, ilim ve hikmetin yüksek bir değer olarak sosyal hayatı şekillendirmesine sebebiyet verdi. . Peygamber Efendimizin “İlim tahsil etmek, kadın- erkek her Müslümana farzdır.”, “Hikmet, özlü bilgi mü'minin yitiğidir. Onu nerede bulursa alır”, “Benden bir ayet bile öğrenseniz, onu başkalarına da öğretiniz” “Beşikten mezara kadar bilgi elde edin” ve “İlim Çin'de de olsa alınız” Hadis-i Şerifleri günün koşullarında çölde yaşayan ve okuma-yazma bilmeyen Arapları bir anda şaha kaldırmakla kalmadı aynı zamanda kendi döneminden sonra başka coğrafyalarda da yaşayan Müslümanların ilim ve hikmette yükselmelerini kolaylaştırdı.
 
İslam fetihleri ile birlikte sadece Mekke ve Medine değil Kufe, Şam, Basra birer önemli ilim merkezi haline geldi. Söz konusu şehirlerde büyük kütüphaneler kuruldu, büyük alimler, fakihler yetişti, İslami ilimlerde ve felsefede, hikmette farklı ekoller oluştu.
 
Diğer taraftan ilerleyen dönemde Müslümanlar fethettikleri Mısır, Bizans, Hint ve İran gibi kadim medeniyet diyarlarından topladıkları kitapları Yunanca'dan, Sanskritçe'den, Farsça'dan, Süryanice'den Arapçaya çevirdiler.
 
İslam dünyasının dört bir yanında şimdiki üniversitelerin karşılığı olan medreseler, kütüphaneler kuruldu. Turan Kışlakçı’nın aktardığına göre “Endülüs Emevi Halifesi el-Hakem'in, Kurtuba'da kurduğu kütüphanede 400.000 cilt kitap bulunuyordu.
 
Gırnata'da her birinde 400.000 cilt kitap bulunan 70 kütüphane mevcuttu. Bu kitapların kataloğu bile 24 cilt tutuyordu. Fatimilerin Kahire'de kurdukları büyük kütüphanenin her birinde 18.000 cilt kitap bulunan 40 oda vardı. Kahire'deki Halk Kütüphanesi'nde 1.600.000; Saray Kütüphanesi'nde 1.000.000; Lübnan'daki Trablusşam şehrinde ise 3.000.000 cilt kitap mevcuttu. Türkmenistan'daki Merv şehrinde içlerinde 700.000 cilt kitap bulunan 10 kütüphane vardı. Bu kitaplar astronomiden tıbba, sosyolojiden biyolojiye dönemin hemen hemen bütün ilimleriyle ilgiliydi. Bunlara karşılık 10. yüzyılın Avrupa'sında durum çok farklıydı. 984 yılında İtalya'da Po nehri yakınlarındaki Demuna şehrindeki bir katedralde 95 el yazması vardı. İspanya'da Katalonya'da bir katedralde 10 el yazması vardı. Bu sayı 961-965 yılları arasında ancak 65 oldu. Büyük manastır kütüphanelerinde 500 veya daha fazla kitap varsa, bu Avrupa'da dev kütüphane kabul ediliyordu. Bu dönemde Avrupa'daki kitapların toplamı 10.000'i bile zor buluyordu.” 
 
Yani Müslümanlar büyük bir ilmi birikimin üzerinde oturuyorlar, İslam dışı milletler İslam Medeniyetinin parlayan yıldızını gıpta ile seyrediyordu.
 
Ancak aradan yüzyıllar geçti, sular tersine akmaya başladı. Kendi medeniyet dünyasından kopan, kendi değerlerinden uzaklaşan Müslümanlar ilim ve hikmette ulaştıkları zirveden aşağıya doğru yuvarlanmaya başladılar.
 
Peki bugüne gelindiğinde neler oldu. Güncel bir bilgi ile iç acıtıcı/karartıcı tablo nasıl çizilir görelim.
 
Bağımsız Eğitimciler Sendikası bir araştırma yaparak Türkiye özelinde kitap okuma alışkanlığımız, kitap ve kütüphane sayımız hakkında çarpıcı sonuçlara ulaştı.
 
“2009 yılı itibariyle Türkiye’de toplam 45 çocuk kütüphanesi, 14 yazma eser kütüphanesi ve 55 gezici kütüphane olmak üzere toplam 1152 kütüphane olmasına karşılık Almanya’da 10.531, İngiltere’de 4.620, İspanya’da 5.209 kütüphane bulunuyor.
 
Ülkemizdeki kütüphanelerin 52’si çeşitli nedenlerle kapalı bulunmakta. Türkiye’deki kütüphanelerde 13 milyon kitap olmasına karşılık, Bulgaristan’da 46 milyon, Rusya’da 739 milyon, Almanya’daki kütüphanelerde 104 milyon kitap mevcut. Türkiye’de kütüphanelere kayıtlı üye sayısı 493 bin 500 iken, İran’da 7 milyon, Fransa’da 16 milyon, İngiltere’de 35 milyon kütüphane üyesi bulunuyor.
 
Almanya’da 7 bin 500 kişiye 1 kütüphane düşerken Türkiye’de 68 bin 500 kişiye 1 halk kütüphanesi düşmekte. Almanya’da halk kütüphanelerinde çalışan kütüphaneci sayısı 8 bin 337, Fransa’da 7 bin 88, İngiltere’de 6 bin 978, İspanya’da 3 bin 794, Türkiye’de sadece 333 kişi.
 
Araştırmaya göre Türkiye kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumda. Japonya’da toplumun yüzde 14’ü, Amerika’da yüzde 12’si, İngiltere ve Fransa’da yüzde 21’i düzenli kitap okurken, Türkiye’de yalnızca binde 1 kişi kitap okuyor. Bir Japon yılda ortalama 25, bir İsviçreli yılda ortalama 10, bir Fransız yılda ortalama 7, bir Türk ise 10 yılda ancak 1 kitap okuyor.”
 
Kitap medeniyetinin çocukları olarak hangi noktada olduğumuzun açık kanıtı olan bu araştırmayı yapan sendikayı ve temsilcilerini kutlamak gerek. Belki aklımızı başımıza devşirmemize vesile olur bu araştırmanın sonuçları...!


31.Tem.2009 

YORUMLAR (0)

Bu yazı için hiç yorum gönderilmemiş.
Araçlar
Mail Gönder
Arkadaşıma Gönder
Yazıcıya Gönder
Yorum Yaz
Tüm Yorumlar
 
Son eklenen yazılar
  Kürt sorunu kimlerle çözülemez? / Akif Çarkçı
  Göbek havası tadında ilahilerimiz! / Akif Çarkçı
  Yerel ölçekte medya-siyaset ilişkilerinde denge nasıl olmalı? / Akif Çarkçı
  Dolar/Euro paritesinde gözlerimiz! / Akif Çarkçı
  Kürt sorunu yeniden yapılanmanın ve demokratikleşmenin eşiği olmalı / Akif Çarkçı
  Kitap medeniyetinin çocukları olarak bugün acınacak haldeyiz / Akif Çarkçı
  Jüristokratik yargı krizi neyle sonuçlanacak? / Akif Çarkçı
  “Darbeciler ve darbesavarlar” / Akif Çarkçı
  Temizliğe ihtiyaç var! / Akif Çarkçı
  Garibana şamar, kodamana tomar! / Akif Çarkçı
  Belediyeler kültürel hayata ne tür katkılar sağlayabilirler? / Akif Çarkçı
  Hangi halimizle “Model Ülke” ve neden “Altın Müttefik” olacağız? / Akif Çarkçı
  Proje ve fikir mi?, hamaset ve polemik mi? / Akif Çarkçı
  Kentlerimizin büyük sorunu: İnsani ve yönetimsel medenileşme / Akif Çarkçı
  Tüm Yazılar