09 EYLÜL 2010
İSTANBUL, 03:36
 
ANASAYFA
DÜŞÜNCE
DİN
DIŞPOLİTİKA
SİYASET
TOPLUM
KÜLTÜR

İLETİŞİM
YAZARLAR
İnternet Sitenizi Kullanırken Özgür Müsünüz?
İzmit’in kentsel dokusuna radikal müdahale için haklı sebeplerinizi açıklamalısınız! / Kenan Çamurcu
 
 

Daha önce de Büyükşehir Belediyesi’nin bir iki projesi için yaptığım değerlendirme sırasında dikkat çekmiştim: Bir şehrin mimari (kentsel) dokusu, zaman içinde tedricen oluşan, yerleşik hale gelen ve şehrin tarihsel, kültürel ve toplumsal dokusuyla bütünleşen çok önemli tezahürdür ve bu dokuya yapılacak radikal müdahalelerden önce uzun uzun düşünmek gerekir. Şehrin sakinleri, âkil insanları, entelektüelleri ve teknik insanlarıyla tartışmalar yaparak böyle önemli bir kararı alma sürecini olabildiğince uzatmak her zaman iyidir. Çünkü şehrin kentsel dokusu, bu saydığımız gerekçelerle şehrin hafızasıdır ve o hafızaya düşüncesizce vurulacak her neşter darbesi şehri ve şehirliyi mefluç edebilir.

Fakat görebildiğimiz kadarıyla Kocaeli’de bazı yerel yöneticiler bu gibi büyük ve radikal kararları kendi başlarına ya da şehrin tarihsel, kültürel ve toplumsal dokusuyla ve hafızasıyla herhangi bir ortak geçmişi olmayan teknisyenlerle alıyorlar. Böyle davranmalarının bir nedeni, ‘şehir’ konusunda entelektüel donanıma sahip olmamaları ise diğer bir nedeni de muhafazakar yüzeyselliğin menfi sonuçlarından biri olarak şehri yapı stokundan ibaret görmeleridir. Bu bakışaçısı ve dünyagörüşüyle baktıklarında şehrin herhangi bir köşesinde yapılacak her türlü değişikliği, ancak hendesenin konusu olabilecek bir mesele ve ancak teknokratların rol alabileceği teknik bir detay şeklinde görüyorlar.

Yeni Cuma Camii’nin tam önüne yapılan üst geçidin işte böyle bir zihinsel dünyanın ürettiği çözüm olduğunu televizyon programlarında da, bu köşede de analiz etmeye çalışmıştım.

Şimdi bunun benzeri yeni bir durumla karşı karşıyayız.

Özgür Kocaeli’de yayınlanan habere göre (7 Eylül 2009) İzmit Belediyesi, İzmit’in kimliğinde önemli öğeler olduğunu herkesin kabul edeceği üç okulu (İzmit Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, Kız Meslek Lisesi) bulundukları yerden alarak (yani o binaları yıkarak) Cephanelik Alanı’na nakledecekmiş. Bu düşüncenin gerekçesini ise “okul binalarının yerlerini kent adına daha iyi değerlendirmek ve okul binalarından kaynaklanan trafik sorununu ortadan kaldırmak” şeklinde açıklıyor belediye başkanı.

“Daha iyi değerlendirmek”ten kasdedilenin, şehrin rantı en yüksek yerlerinde bulunan bu okulların arsalarını acilen paraya dönüştürmek olduğunu gayet iyi anlıyoruz.

İşte bu, bizdeki muhafazakarların zihinsel reflekslerinin karakteristik özelliğidir!

Muhafazakar zihin, çevresine ve dış dünyaya kâr, rant, gelir getirici imkan ve fırsat olarak bakar. Onun gözünde herşey alım satımın konusudur, böyle olmalıdır. Tarih, kültür, sanat, kültürel hafıza, şehrin ruhu, şehirli davranış vs. gibi kategorilerin muhafazakar siyasetteki değeri, ancak seçmenin sandığa giderken koşullandırılması aşamasında pratik anlamı bakımından işlevseldir. O köprü geçildikten sonra herkesin sepeti koluna takılır ve yola devam edilir.

Muhafazakarın zihni anglo-sakson sekülerliğindeki gibi çalışır. Umursamazdır, aldırışsızdır. Mesela yeni Cuma camiinin tam önüne yapılan üst geçitle ilgili ne söylerseniz söyleyin, şehrin kimliğini oluşturan öğeler ve bunların tarihsel, kültürel ve toplumsal süreklilik üzerindeki çok önemli etkileri ile bu hâsılanın oluşturduğu mimari tezahürler çevresinde ne anlatırsanız anlatın karşılığında son derece kayıtsız ve hissiz bir “aman canım, abartmayın, ne mahsuru var” tepkisini alırsınız. Çünkü şehir, şehrin geleneksel dokusu, şehrin hafızası, bunun şehirli kimliğinin oluşumundaki yeri vs. gibi mühim başlıkların onun zihninde hiçbir karşılığı yoktur.

İzmit Belediyesi’nin şehre radikal müdahale anlamına gelen sözkonusu projesi şehirde tartışılmadan, şehri temsil eden tüm kesimler ve katmanlar fikirlerini beyan edemeden Ankara’da Milli Eğitim Bakanı’ndan okulların taşınmasıyla ilgili onay alındığından bahsedilmesi İzmitlilerde nasıl bir duyguya yolaçtı bilinmez. Ama bu işleri biraz bilen bir İzmitli (ve İzmit Liseli) olarak bende infiale sebep oluyor. Böylesine büyük bir kararın bir belediye başkanının iki dudağı arasından çıkarak yola düşebilmesini benim havsalam almakta güçlük çekiyor.

Bahsi geçen okulların arsalarını daha yüksek rantla değerlendirmek gibi bir gerekçeyi herşey sanıp şehrin hafızasından bu önemli parçaları kesip atmanın kentsel maliyeti, mesela İstanbul’da Kuleli Askeri Lisesi’nin binasını otel yapma önerisininkinden farklı değildir.

Zihinleri yüksek kâr ve ranta ayarlı yerel yöneticilere hatırlatmak gerekir ki, bir şehrin kalkınmasının tek imkanı eldeki mirası sırf finansal karşılığı ile hesaba katmak değildir. İddiası olan bir şehir, hafızasını korumayı ve tarihsel sürekliliğini güvence altına almayı başararak kalkınabilir ancak.

Şehre radikal müdahale anlamına gelen bu girişimin şehirde neden tartışmaya açılmadığını, neden İzmit’in âkil insanlarının değerlendirmelerinin alınmadığını, karar vermeden önce şehrin neden bu sürece katılmadığını acaba belediye başkanı açıklayabilir mi?

Bu okulların rantı yüksek yerleri boşuna işgal ettikleri düşünülüyorsa bu gerçekten feci bir yaklaşımdır. Şehir hakkında asgari fikri olan biri meseleye asla böyle yaklaşmaz.
 
Özgür Kocaeli gazetesi, 9 Eylül 2009
 


9.Eyl.2009 

YORUMLAR (1)

mustafa özdemir-10.Eyl.2009
GÜNAYDIN
1-Şehrin sakinleri:Belediyeden kömür
odun,makarna pirinç vs.beklemektedir.
Bu konular onları ilgilendirmez.
2-Şehrin akil insanları:Hüsmen hoca
imam talip,hacı kamil,derin hoca
cemaatçi fetturrahman vs..cami
inşaatı ve şehir rantından pay
beklemektedirler.Cami inşaatı demek
beşinci villalarına demir,çimento
boya demektir.
3-Entellektüeller:İslamcı tarafı artık
BODRUM yada ALTINOLUKTALAR.
ATATÜRKÇÜLER artık DOĞAN grubundan
bile sonra geliyorlar.
4-Teknik insanlar:ALLAHIN DEDİĞİ OLUR.
Esnaf bu konuyu halleder.STOKLAR
PROJE DOLU.
MUHAFAZAR ZİHNİYET DEDİĞİNİZ BU
İNSANLAR İŞLERİNİ BİLİR.KOLLAMANIZA
İHTİYAÇLARI YOK.Yoksa eski bir
belediye başkanının 2 milyar doları
nasıl olur?Ben söylemiyorum Rahmi Koç
söylüyor.
DİKKAT EDİNİZ İSLAMCILARIN HAKİM
OLDUĞU BELEDİYELERİN YATIRIMLARINA
ALT ÜST GEÇİTLERDİR.NEDEN?NEDEN?
Araçlar
Mail Gönder
Arkadaşıma Gönder
Yazıcıya Gönder
Yorum Yaz
Tüm Yorumlar
 
Son eklenen yazılar
  İşrakî Erdoğan’ın liderliğinde Meşşaî dışpolitika mimarisi / Kenan Çamurcu
  Fiziksel varlığı korumak için kültürel hüviyeti terketme zorunluluğu miadını doldururken / Kenan Çamurcu
  Dışpolitikanın entelektüel ilhamında yol ayrımı (II) / Kenan Çamurcu
  Türkiye-İran: Hegemonik şemsiye değil, stratejik ittifak çatısı / Kenan Çamurcu
  “Milli Birlik Projesi” ve kavram dünyamızdaki tartışmasız kabüller / Kenan Çamurcu
  Dışpolitikanın entelektüel ilhamında yol ayrımı (I) / Kenan Çamurcu
  “Sıradan insan”ı eksen alan siyasetlerin rekabeti hayır getirir mi? / Kenan Çamurcu
  PKK aşiretinin isyancıları gurbetten dönüyor: Tartışmayı nasıl yapmalı? / Kenan Çamurcu
  “Doların ölümü" âkil Amerika’nın perestroyka cesareti için fırsat mı? / Kenan Çamurcu
  “Filozoflar başa geçmez ya da baştakiler felsefe yapmazsa” / Kenan Çamurcu
  Gülen Hareketi’nin ‘esfâr-ı selâse’si / Kenan Çamurcu
  CHP’nin iktidarla tek işbirliği halkın katılımını önlemede! / Kenan Çamurcu
  “Demokratik açılım”ın kimlik karmaşası / Kenan Çamurcu
  İnsanlık haysiyetine aykırı bir mesele olarak elindekiyle idare etmek / Kenan Çamurcu
  Şii hilalini tamamlayacak Sünni jeopolitikanın siyasi menbaı olarak Şam / Kenan Çamurcu
  Tüm Yazılar